Son Sayı
Sayı: 118 Yaz 2026
Editörden
Kıymetli Okurlar,
Bu sayıda Türk dünyasını tarih, kültür, dil, toplum, ekonomi ve uluslararası ilişkiler gibi farklı disiplinlerin kesişiminde ele alan yedi özgün çalışma okuyucuyla buluşturulmaktadır. Sayıda yer alan araştırmalar, Malazgirt/Afşin kazılarından elde edilen insan kalıntılarının çatışma arkeolojisi perspektifinden değerlendirilmesinden Karahanlı hükümdarı Sultan Satuk Buğra Han’ın tarihî ve efsanevi kimliğinin incelenmesine; muhacerette şekillenen Türkistan millî hareketinden Kubilay Han döneminde kâğıt paranın meşruiyeti ve kullanımına kadar geniş bir tarihsel çerçeve sunmaktadır. Bunun yanında Kırgız toplumunda gençlerin günlük yaşamda Rusçayı tercih etme nedenleri, Ahıska Türkü kadınlarının iş gücü piyasasına katılım süreçleri ile Türkistan devletleri ve Çin arasındaki ekonomik ve mali ilişkilerin diplomatik yansımaları üzerine yapılan çalışmalar, Türk dünyasının ortak tarihî mirasını, güncel meselelerini ve değişen toplumsal yapısını disiplinler arası bir bakış açısıyla değerlendirerek alana özgün katkılar sunmaktadır.
Bilimsel yayıncılık, günümüzde araştırma faaliyetlerinin görünürlüğünü, etkisini ve sürdürülebilirliğini belirleyen temel unsurlardan biridir. Web of Science ve Scopus gibi uluslararası indekslerde yer alan dergiler, yalnızca bilimsel bilginin dolaşımını sağlamakla kalmamakta, aynı zamanda ülkelerin akademik performansına ve bilim diplomasisine de katkıda bulunmaktadır. İndeksleme sistemlerinin işleyişi, açık erişim politikaları ve dergi performans ölçütleri, akademik üretimin niteliğini ve uluslararası görünürlüğünü doğrudan etkilemektedir.
Türk dünyasına ilişkin nitelikli ve özgün araştırmaları uluslararası akademik kamuoyuyla buluşturmayı temel yayın politikası olarak benimseyen bilig, bilimsel kaliteyi esas alan yayın anlayışını istikrarlı biçimde sürdürmektedir. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak dergimiz, Web of Science ve Scopus kapsamındaki konumunu her geçen yıl daha da güçlendirmektedir.

Türkiye’de sosyal bilimler alanında SSCI’de dizinlenen sayılı dergilerden biri olan bilig, nitelikli akademik içeriği ve disiplinler arası yaklaşımıyla uluslararası görünürlüğünü artırmaya devam etmektedir. Clarivate tarafından yayımlanan 2025 Dergi Atıf Raporu (Journal Citation Report) verilerine göre bilig’in etki faktörü 0,4 olarak açıklanmış ve dergimiz Q3 kategorisindeki yerini korumuştur. Scopus verilerine göre ise bilig, Genel Sanat ve Beşeri Bilimler (General Arts and Humanities) kategorisinde Q2 düzeyine yükselmiştir. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Hollanda, Çin Halk Cumhuriyeti ve Kore Cumhuriyeti gibi farklı ülkelerde yayımlanan dergilerden alınan atıflar, bilig’in ve Türk dünyası araştırmalarının uluslararası akademik çevrelerde giderek daha fazla karşılık bulduğunu göstermektedir.
Otuz yıllık yayıncılık birikimini uluslararası bilimsel standartlarla buluşturarak Türk dünyası araştırmalarının önde gelen bilimsel yayın organlarından biri olmayı sürdüren bilig’in ulaştığı bu başarı; yazarlarımızın nitelikli çalışmaları, hakemlerimizin titiz değerlendirmeleri, yayın kurulumuzun özverili çalışmaları ve okuyucularımızın desteğiyle mümkün olmaktadır. Bu vesileyle, dergimize katkı sunan tüm araştırmacılara, hakemlerimize ve editörlerimize teşekkür ediyor, bu sayıda yer alan çalışmaların Türk dünyası araştırmalarına yeni bakış açıları kazandırmasını diliyoruz.
Prof. Dr. Fırat PURTAŞ
Editör
Ali Metin Büyükkarakaya, Mehmet Sait Sütcü, Tevfik Orkun Develi, Adnan Çevik, Muhammed Dolmuş, Serpil Eroğlu & Ali Akbaba
Malazgirt/Afşin Kazılarında Elde Edilen İnsan Kalıntılarının Çatışma Arkeolojisi Çerçevesinde Antropolojik Ön DeğerlendirmesiBu çalışma, Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması kapsamında; 2022-2024 yılları arasında Malazgirt/Afşin’de gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan iskeletlerin analizini, elde edilen bulguları ve bunların önceki antropolojik çalışmalarla mukayesesini içermektedir. Yapılan kazılarda ulaşılan 51 mezarın, İslami gömü geleneklerine uygun olduğu belirlenmiştir. Mezarların, radyokarbon yöntemiyle MS 11. ve 12. yüzyıllara tarihlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca cinsiyet, boy, travma/yaralanma ve biyolojik uzaklık analizleri yapılmış; özellikle travmalar bağlamında gruplar arası çatışma ve şiddet izlerine rastlanmış, erkeklerde kasıtlı şiddetle doğrudan ilişkili ölüm zamanı çevresinde gerçekleşen keskin uçlu alet yaralanmaları ve dirsek kemiklerinde savunma kırıkları tespit edilmiştir. Bireylerin kafatası ve postkraniyal kemiklerinde rastlanılan travmaların sıklığı da dikkat çekicidir. Malazgirt Savaşı’nın insan kayıplarını mercek altına alan bu çalışma; bireylerin ölüm nedenlerine, geçirdikleri fiziksel travmalara ve bölgedeki ölü gömme pratiklerine sahadan elde edilen somut verilerle ilk kez ışık tutmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Büyük Selçuklu, Bizans, Malazgirt Savaşı, çatışma arkeolojisi, biyoarkeoloji.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8837 [HTML]
Bilal Erdem Dağıstanlıoğlu
Tarihten Efsaneye Sultan Satuk Buğra HanTürklerin İslam’a geçişine dair bilgiler içeren Sultan Satuk Buğra Han anlatılarının ele alındığı bu çalışmada bir edebî ürünün içerdiği kodlar, kültürel etkileşim ve toplum yaşayışı bakımından incelenmiştir. Doküman analizi yönteminin kullanıldığı bu nitel çalışmada, alan yazınında Tezkire-i Buğra Han, Tezkire-i Buğrahânî, Tezkiretü’l-Evliyâ-yı Buğrahanî, Tezkire-i Uveysîye vd. adlarla bilinen ve kütüphanelerde bu şekilde farklı adlarla kayda giren Sultan Satuk Buğra Han söylenceleri incelenecek metinler olarak belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında, Sultan Satuk Buğra Han anlatılarında, yazılı kültürün ögesi bir metin olarak Köktürk Yazıtlarından bu yana devamlılığı takip edilebilen millî söylem biçiminin yanı sıra Oğuz Kağan Destanı’nın varyantlarından kodlara yer verildiği görülmüştür. Ayrıca lider olarak Satuk Buğra Han’ın, dini müjdeleyen Hz. Muhammed’in hayatı ve yaşadıklarıyla özdeşleştirilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Çalışmada, Uveysi şeyhi kimliğiyle Satuk Buğra Han’ın kerametleri ve tabakattaki yeri ele alınmıştır. Araştırmada, sözlü kültür ve yazılı kültür ilişkisiyle birlikte tarihî Türk yazı dillerinin adlandırılmasında kullanılan şahıs adları üzerine veriler de tetkik edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Karahanlılar, Buğra Han, mitoloji, efsane, motif.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8412 [HTML]
İnci Yelda Dumlupınar
Muhaceretteki Türkistan Millî Hareketinde Yeni Bir Yol Arayışı: Türkistan Millî Azatlık Komitesi ve Türkeli (1951-1953)1920’li yıllardan itibaren Avrupa’daki Türkistan muhaceretinin, Sovyet karşıtı mücadele kapsamında çeşitli teşkilat ve yayınları olmuştur. Türkistan muhaceret hareketinin temsilcilerinden biri olan Kares Kanatbay, 1951 yılında Münih’te Millî Türkistan Birlik Komitesi’ne alternatif olarak Türkeli Komitesi’ni kurmuştur. Ancak bu yeni oluşum gerek kuruluş sürecinde gerekse sonraki yıllarda muhaceretteki Türkistan birliğinde yaşanan ayrışmanın sebeplerinden biri olarak görülmüş; üstelik komite ve yayın organı Türkeli dergisi Rus yanlısı olmakla suçlanmıştır. Ancak tartışmaların merkezinde yer alan komitenin ortaya çıkış sebebi, muhaceretteki Türkistan millî hareketine yönelik siyasi ve basın-yayın faaliyetleri, mecmuanın amaç ve kapsamı objektif olarak ele alınmamış, iddiaların doğruluğu tespit edilmemiştir. Bu noktadan hareketle amacı Türkistan’ın bağımsızlığına hizmet etmek olan Türkeli’nin nüshaları incelenerek söz konusu yapının Sovyet karşıtı faaliyetler kapsamındaki rolü ve katkısı analiz edilmiştir. Türkeli Komitesi’nin oluşum sürecine ait bulgularla Türkeli mecmuasına ait kaynaklar dâhilinde yapılan araştırma neticesinde yakın dönemde Türkistan kökenli aydınların Almanya’da gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlere dair yeni bilgilere ulaşıldığı gibi Türkistan muhaceretine yönelik çalışmalara da literatür açısından katkı sağlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkeli, Türkistan Millî Azatlık Komitesi, Münih, Soğuk Savaş, Türkistan.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8635 [HTML]
Derya Coşkun & Bakıt Murzaraimov
Legitimacy and Use of Paper Money During the Reign of Kublai KhanThe period of Kublai Khan is known as when innovative economic practices were adopted in China, and the use of paper money was turned into a state policy. While previous dynasties ruling the Chinese lands had limited paper money to regional contexts, Kublai Khan made it compulsory across the country and turned paper money into a centralised means of payment. By establishing exchange offices, he also prohibited the outflow of metal coins from the government and ensured that the precious metals remained within the borders. Through this policy, he could keep the money supply under control and reinforce the legitimacy of the central authority. Widely used in tax collection, gift giving, and salaries, paper money became one of the essential elements of the dynasty’s financial system. Interactions, developments and transformations related to paper money are evident in Chinese and Uyghur written sources and this study examines the subject within this framework.
Keywords: Paper money, Chinese Sources, Yuan Dynasty, exchange offices, coinage.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.9064 [HTML]
Ertan Özensel
Russian Language Preference among Youth in KyrgyzstanThis article aims to explore the reasons why Kyrgyz youth continue to prefer Russian in their daily lives more than thirty years after Kyrgyzstan’s independence. For this purpose, a quantitative study was conducted by administering a survey to a sample of 384 young individuals aged 15-39 living in Bishkek, Kyrgyzstan’s capital, who reported predominantly using Russian in their daily interactions. The findings indicate that the primary reasons for Kyrgyz youth preferring Russian in everyday life include their perception that they can express themselves and communicate more comfortably in Russian compared to Kyrgyz; the dominance of Russian as the language of education, business, public spaces, social settings, and peer groups in Bishkek; a lack of confidence in their Kyrgyz language proficiency; and the belief that speaking Kyrgyz in daily life may lead to perceptions of rural origin, judgment, or criticism. These socio-cultural factors emerge as significant contributors to this preference.
Keywords: Language use, Russian, Kyrgyz language, Central Asia, Postindependence.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8221 [HTML]
Tamilla Şahin & Yusuf Alper
An Intersectional Assessment of Ahıska Women’s Labor Market Integration: Barriers and Enabling FactorsTürkiye hosts a diverse range of migrant communities, including groups with which it shares ethnic and cultural ties. Its citizenship policies and legal frameworks extend certain privileges to Turkicorigin populations. Therefore, the Ahıska Turks, who were resettled from the former Soviet region, occupy a distinctive position within Türkiye’s migration landscape. In this context, examining the labor market participation of Ahıska women through the framework of Intersectionality Theory provides valuable insight into their integration into the labor market. This study analyzes the labor market integration of Ahıska women employed in Türkiye’s Beauty and Personal Care Sector. Drawing on semi-structured interviews with 20 women in Bursa, the findings show that their sectoral participation is shaped at the intersection of gender, ethnic identity, and social class. While cultural proximity to Türkiye, social networks, professional expertise rooted in Soviet-era training, the sector’s reliance on manual skills, low entry barriers, flexible working conditions, high professional satisfaction, and its compatibility with patriarchal family structures support labor market integration, structural inequalities such as bureaucratic obstacles, diploma equivalency problems, discrimination, and stigma limit sustainable integration. The study highlights the need for inclusive policies focused on occupational training, diploma recognition, and anti-discrimination mechanisms to strengthen Ahıska women’s integration into Türkiye’s labor market.
Keywords: Ahıska Turks, beauty and personal care sector, immigrant women, labor market integration, Intersectionality theory.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8672 [HTML]
Fadime Ayca Ceylan & Ali Fuat Uruş
Diplomatic Impact of Economic and Financial Relations: An Analysis of the Turkestan States and ChinaThis study analyses the impact of China’s economic and financial relations with the Turkestan States – Kazakhstan, Kyrgyzstan, Tajikistan, Turkmenistan and Uzbekistan – on voting alignment of these five states with
China in the United Nations General Assembly (UNGA). Data from the 2000–2021 period covers variables such as imports, exports, external debt, number of projects, commitment amounts and economic freedom index. The voting alignment ratio was used as the dependent variable. Due to the failure to meet parametric assumptions and the lack of significant results from panel models, the Theil-Sen regression method was preferred. The results reveal that economic and financial relations have varying effects on political alignment depending on the country. Economic variables show a significant effect in Kyrgyzstan and Uzbekistan, while explanatory power is quite limited in the cases of Kazakhstan, Tajikistan and Turkmenistan. The study demonstrates that the potential of economic incentives to increase political alignment can only be effective when combined with internal political structure, institutional capacity and foreign policy orientations.
Keywords: Voting Alignment, economy, China, Turkestan, Theil-Sen Regression.
DOI : https://doi.org/10.12995/bilig.8957 [HTML]