ÖZET
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Avrasya’nın jeopolitik yapısı, bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri ve bunların gelişen bölgesel iş birliği mekanizmaları tarafından şekillendirilmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), üye devletler arasında diplomatik, ekonomik ve güvenlik iş birliğini güçlendiren merkezi bir platform hâline gelmiştir. Bu çalışma, TDT’nin çoğulcu bir güvenlik topluluğuna dönüşme potansiyelini inceleyerek, çatışmaların kurumsallaşmış diyalog yoluyla çözümlendiği bir yapıya evrilme sürecini analiz etmektedir. Araştırma, Adler ve Barnett’in analitik çerçevesini temel alarak, güvenlik topluluğunun oluşumu için gerekli olan sürdürülebilir ortak çıkarlar, paylaşılan kültürel ve politik kimlikler ile kurumsallaşmış iletişim süreçlerini değerlendirmektedir. Bu yaklaşım, teşkilatın bölgesel istikrar ve entegrasyon üzerindeki
rolüne dair kapsamlı bir anlayış sunmaktadır. Sonuç olarak, çalışma, TDT’nin çoğulcu bir güvenlik topluluğunun temel niteliklerini giderek daha fazla sergilediğini ve Türk Dünyası’nda ortak güvenlik tehditlerine karşı kolektif yanıt mekanizmalarının güçlenmesine zemin hazırladığını ortaya koymaktadır.
ABSTRACT
The geopolitical landscape of post-Soviet Eurasia has been shaped by the emergence of independent Turkic states and their evolving regional cooperation mechanisms. The Organization of Turkic States (OTS) has become a central platform for fostering diplomatic, economic, and security collaboration among its members. This study examines the potential of the OTS to develop into a pluralistic security community in Turkic World, where conflicts are addressed through institutionalized dialogue rather than force. Applying Adler and Barnett’s analytical framework, the research explores the presence of sustained mutual interests, shared cultural and political identities, and institutionalized communication as fundamental pillars of security community formation. This approach provides a comprehensive understanding of the organization’s role in shaping regional stability and integration. Ultimately, the study argues that the OTS exhibits key characteristics of an emerging pluralistic security community, offering a foundation for deeper regional cooperation and collective responses to shared security challenges in the Turkic World.
ANAHTAR KELİMELER: Kimlik, entegrasyon, güvenlik topluluğu, Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Dünyası.
KEYWORDS: Identity, integration, security community, Organization of Turkic States, Turkic World.