Editörden


Saygıdeğer okurlar,
2020 yılının ilk günlerinde bilig’in 92. sayısını sizlere ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle tüm takipçilerimizin yeni yılını kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.
 
Üçüncü milenyumda üçüncü on yılın içerisine girmiş bulunuyoruz. 2019 yılı Türkiye’nin ulusal kurtuluş mücadelesinin başlamasının 100. yıl dönümü olması münasebetiyle önem taşıyordu. 2020 yılı ise Kurtuluş Savaşını yürütmüş ve bu nedenle Gazi unvanına sahip olan TBMM’nin kuruluşunun 100. yıl dönümüdür. Mustafa Kemal Atatürk, TBMM Başkanı ve Başkomutan olarak Milli Mücadeleye liderlik ederek Gazi ve Mareşal unvanlarını kazanmıştır. Bu münasebetle bilig olarak, tüm mazlum milletler için ilham kaynağı olan Türk kurtuluş savaşı ve Doğu ülkelerinde modernleşme ve demokratikleşme için model oluşturan TBMM konusunda özel bir sayı hazırlamayı planlamaktayız. 2020 yılında bu konulardaki çalışmalara öncelikli olarak yer vereceğimizi şimdiden duyurmak isteriz.
 
Aslında bu sayımızda yer alan ilk dört makale de siyaset, kamu yönetimi, ekonomi, kentleşme alalarında Türkiye’nin tecrübesini yansıtan çalışmalardır. SSCB’nin dağılmasının ardından yeni bağımsız Türk Cumhuriyetleri ortaya çıkınca 1990’lı yıllarda “Türkiye modeli” gündeme gelmişti. 2011’de başlayan Arap Baharı sürecinde de “Türkiye modeli” sıkça tartışıldı. Bu dört makalenin; dünyada ve bölgesindeki dönüşüme hızlı bir şekilde uyum sağlayan, pek çok Avrupa ülkesi ile eş zamanlı olarak demokrasisini geliştiren, serbest pazara dayalı bir ekonomiye sahip, nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir ülke olan Türkiye’nin siyasi ve
ekonomik yönetim yapısının anlaşılması için faydalı olacağı kanaatindeyiz.
 
Ü.N. Zengin’in Kırım, R. Dursun’un Tunus ile ilgili makaleleri Kırım Tatarlarının ve Tunusluların kimlik-inanç ilişkisini etno-sembolcü yaklaşımla ele alan çalışmalardır. H. Sıddıkoğlu ise Türkiye’de ve Pakistan’da toplumun ve devletin İslamiyet’le olan ilişkisini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Bu üç makale Müslüman toplumlarda din ile kimlik arasındaki bağlantının kuramsal bir yaklaşımla analizi, kültürel olarak birbirine yakın toplumların kendilerini tanımlamada inançlarına verdikleri önemin anlaşılması açısından ilgi çekicidir.
 
Türk dünyası sosyal bilimleri ve Türklük bilimi uçsuz bucaksız bir deryadır. Bu deryadan bir katre niteliğindeki 92. sayımızın faydalı olmasını temenni eder, iyi okumalar dileriz.
 
Prof. Dr. Fırat Purtaş
Yayın Yönetmeni